Olimpiyatçılara Genel Tavsiyeler

Neden Olimpiyat Çalışayım Ki?

Diye soranlara cevaben 5 madde ile şöyle deriz:
1. Lise müfredatı son yıllarda biraz yoğunlaştırıldı. Eskiden insanlar liseyi bitirdiklerinde neredeyse hiçbirşey öğrenmemiş oluyorlardı. Mesela matematikte ne türev ne integral öğretiliyordu! Liseyi bitirip üniversiteye gelen öğrenciler türev gibi temel bir analiz konusunu bilmedikleri için ilk sene “calculus” dersinde çuvallıyorlardı. Şu an biraz daha durum iyi ama yine de çoğu lisede öğrenciler hala kapasitelerinin altında bir müfredat ile muhatap oluyorlar.

2. İyi öğrencilerin lise müfredatının yanında başka şeyler çalışmaya vakitleri ve kapasiteleri fazlasıyla yetebilir. Öte yandan lise dersleri onları doyurmadığı için zaten fıtratlarında ekstra birşeyler yapma isteği oluşuyor.

3. Kendisinde yeterli özgüveni gören öğrenciler, 4 sene dersanede sürekli test çözerek beyinlerini körelteceklerine, farklı bilim dallarına yönelerek kendilerini geliştirmeye çalışabilirler.

4. Zaten genç yaşta bilimsel bir alanda birşeyler öğrenmeye çalışanlar üniversite yaşlarında çalışanlardan çok daha başarılı oluyorlar. Ünlü matematikçiler Gauss, Euler hep genç yaşlarda matematik öğrenmeye başlayıp matematik tarihinde ses getirecek çalışmalar yapan bilim adamlarındandır.

5. Ayrıca matematikçi olmak isteyenlerin gerçek matematiği tatması için muhakkak olimpiyat çalışması gerekiyor. Çünkü lisede anlatılan matematik hiçbirşey fakat ezberden ibaret. Gerçek matematikte ezber yoktur, önermelerin ve özdeşliklerin doğruluğu ispatlar silsileleriyle tespit edilir.

Olimpiyatta İlk Sene

1- Öncelikle lise matematiğini sular seller gibi en kısa zamanda bitirmek lazım. Fakat, bitirirken herşeyi ezberlemeye çalışarak değil hangi formülün nereden geldiğini düşünüp öğrenerek ilerlemek gerek. Ezbere dayalı bilgi bir yerden sonra çöker, işin mantığını kavramak daha doğru.

2- Lise matematiğini çalışırken, piyasadaki yada eski sistemde kullanılan en zor kaynaklar üzerinden gitmek daha sağlıklı olur.

3- Lise matematiği bol bol soru çözerek pekiştirmeli. Ayrıca yer yer ortak çalışılan arkadaşlarla 3. şahıslar tarafından hazırlanmış denemeler yapılırsa çok güzel olur. Denemeler her zaman dikkati ve ciddiyeti artırır.

5- Çıkmış Mayısların her biri grup halinde deneme halinde yapılmalı, ilk mayıslar biraz kolay oluyor hepsini deneme yapmak çok vakit alabilir. Seçilmiş bazı mayıslar deneme olarak yapılsa da olur.

6- Akdeniz Üniversitesi, Bilgi, Koç, Doğuş, Ege lisesi yığınla küçük lokal(bazıları genele çok yaklaştı) sınavlar düzenleniyor. Bu tarz sınavlar tecrübe artırır. Hem diğer olimpiyatçıları görmüş olursunuz hem de Mayısa girdiğinizde daha az heyecanlanırsınız. İmkanlar ölçüsünde katılabilinir.

7- İlk sene geçmek zordur. Mayısı geçemeseniz bile moral bozmaya gerek yok. İlk senesinde geçen kimse yok denecek kadar az zaten, yapmanız gereken yaz sezonunu iyi değerlendirmek. Yazın çalışan olimpiyatçı, yaşıtlarına fark atar. Yaz mevsiminde oturun çalışın. Her gittiğiniz yere kitaplarınızı da götürün.

8- Mayıstan sonraki 3-4 hafta kesinlikle olimpiyat çalışmayın. Gidin ailenizle, arkadaşlarınızla takılın. Saçma okul derslerine girin. Coğrafya falan çalışın. Ders açığınız varsa onlara bakın. Ders çıkışı counter oynamaya falan gidin. Kafanızı dağıtmanız ve matematiği özlemeniz çok önemli.

Not: Olimpiyatta ilk sene lise matematiğini yukarıda anlatıldığı şekilde detaylı çalışmak yerine, tecrübeli bir çalıştırıcı ile mayıs sınavı soru tipleri ve test tekniği üzerine yoğunlaşıp daha yüksek netler elde etmek mümkündür. Bu metotla çalışıp geçmeye çok yaklaşan öğrenciler müşahade edildiği için bu not yazılmıştır.

Olimpiyatta İkinci Sene

İlk girişinizde Tübitak Matematik Olimpiyatları 1.Aşama sınavını geçememeniz çok normal, bir senede olimpiyat mantığını kavramak kolay değil. Fakat diğer Mayıs sınavına kadarki 11 aylık süre içerisinde doğru ve sürekli çalışırsanız Mayısı geçecek seviyeye ulaşabilirsiniz.

1- İlk olarak yapmanız gereken olimpiyatta hangi konular var ve neleri bilip çalışmanız lazım tespit edip önünüze koymak. Matematik olimpiyatlarında bildiğiniz gibi dört konu var: Geometri, Sayılar Teorisi, Sonlu Matematik, Analiz Cebir. Bunların alt başlıkları nelerdir bunları bilmek lazım.

  • Geometri: Geometriye başlarken ilk işiniz. Piyasadaki bütün teoremleri bulup ispatlarını okumak. İkinci işiniz de bu okuduğunuz ispatları kendiniz oturup tekrar ispatlamak. Geometride diğer dallarda olduğu gibi konu ayrımından bahsetmek zor olur. Geometrik yer ve geometrik eşitsizlikler dışında bütün sorular birbirine benzer.
  • Sayılar Teorisi: İlham Aliyev‘in Tübitak yayınlarından yayınlanan meşhur kitabını mutlaka edinmek lazım. Bu kitabın her bölümü çok güzel cok başarılı, acele etmeden adım adım sindire sindire ilerlemek gerekiyor. Eğer bu kitabı adam gibi bitirirseniz sayılar teorisinde önemli bir seviyeye gelmiş olursunuz. “Adam gibi” nin tanımını burda yapmayacağız. Her soruyu ispatına bakmadan çözmeye çalışmalı. Eğer çözemiyorsanız ispatı okuyun anlamaya çalışın. Anladıktan sonra kitabı kapatın, kağıdı kalemi elinize alın aynı ispatı yapmaya çalışın.
  • Sonlu Matematik: Refail Alizade hocamızın bir iki sene oluyor turuncu kitabı çıktı. Sonlu Matematikte kullanılan bütün yöntemler anlatılmış. Bu kitaptan başlamakta fayda var ama 1.aşama sınavındaki sonlu matematik daha çok sayma problemleri üzerinden dönüyor. Yani değişmezlik, boyama, ekstremum vesaire konuları ikinci planda kalıyor. Zaten bu tarz konulardan test sorusu hazırlamak o kadar kolay değil. Dolayısıyla bu kitabı çalışırken sayma problemleri dışındaki kısımları çok ciddiye almayın(mayıs sınavı için) anlamıyorsanız falan çok üzülmeyin biraz ağırdan alın zamanla o konulara aşinalık kazanırsınız.
  • Analiz Cebir: Yine İlham Hoca nın kitabına başvurmalı ilk adım olarak. Bu kitapta bazı yerlerde türev limit uygulamaları var, başlangıç seviyesindeki öğrenciler bu kısımları geçseler daha iyi olur(*). Sayılar teorisinde izah ettiğimiz şekilde ilerlemek gerekir.

2- Yukarıda izah ettiğimiz şekilde çalışmanız bayağı vaktinizi alır. Bunları hallettikten sonra çalışacak döküman bulmada zorluk çekiyorsanız Junior Balkanlara çalışabilirsiniz, oradaki sorular seçme olduğu için saçma sapan soru çok çıkmaz ayrıca soruların seviyesi Mayıs seviyesine yakın olur.

3- mathlinks i takip edin. Site ingilizce olduğu için biraz zorlanma ihtimaliniz olabilir ama orda deli gibi döküman dönüyor. Site daha çok Aralık seviyesindeki öğrencilere hitap ediyor ama biraz kurcalayarak farklı ülkelerin birinci aşama sınavlarına da ulaşabilirsiniz.

4- Bol bol deneme olun. Ekim Kasımdan başlayarak bir yada iki haftada bir deneme olun. Mayıs Sınavına iki üç hafta kala her gün deneme olun. Deneme bulamıyorsanız kendiniz hazırlayaın yada üst dönemleriniz yada ilgilenen hocanız varsa onlara söyleyin hazırlasınlar. Arada bir 4 soruluk klasik denemeler olun onlara çözüm yazın okutabileceğiniz insanlar varsa onlara okutsanız iyi olabilir. Piyasada bir sürü deneme dönüyor sbelian’ın sitesinde de bişeyler gördüğümü hatırlıyorum. Kulağınız delik olsun Türkiye geneli denemeler olursa mutlaka katılmaya çalışın.

5- Test tekniğine kasın. Sallayarak soru tutturma sanatı üzerinde yoğunlaşın. Özelleştirme metotlarınızı geliştirin. Çoğu insan Mayısı sallayarak geçiyor. Çok test çözmek önemli. Bazı öğrenciler çok iyi ispat yapabilmesine rağmen test teknikleri olmadıkları için ilk aşama sınavını geçemiyorlar.

(*)Not: 1.aşama sınavında türev ve limit bilgisi sorgulanmıyor, analizde öğrencilerin elementer yöntemler kullanarak cevaba ulaşması bekleniyor ama yine de avam seviyesinde türev limit bilmekte fayda var.

Yaz Mevsimini Nasıl Değerlendirmeli

1- Mayıs belli olana kadar yeterince dinlenmişsinizdir. Tekrar tatil hayalleri kurmayın.

2- Olimpiyat çalışırken eğer okul derslerinden geri kaldıysanız bir an önce bu açıklarınızı kapayın. Olimpiyat çalışırken içiniz rahat olsun. okul dersleriniz iyi olursa olimpiyat çalışma motivasyonunuz artar ve üstelik aileniz de size karışacak bahane bulmakta zorlanırlar.(Aileler bahane bulma konusunda iyidir onları hafife almayın)

3- Olimpiyat çalışması adına eksik olduğunuz konuların listesini yapabilecek kadar olimpiyat bilginiz var. Tübitak kampına kadar önünüzde tahmini 8-9 hafta olacaktır. Bu haftaları güzel bir şekilde planlayın.

4- Hangi konuyu hangi kitaptan çalışacağınız muhakkak önemli ama o kadar da kritik bir karar değil. Varsa olimpiyat hocanızla yada sizle beraber olimpiyat çalışan öğrencilerle oturup hangi dökümanları çalışacağınıza karar verin. Artık döküman seçimi eskisi gibi zor değil. Çözümleri de elinizin altında olursa iyi olur.

5- İnternetten uzak durun. İnternet ihtiyaçlarınızı biriktirip haftalık olarak internete girmeye çalışın.

6- Bilgisayar oyunu ihtiyacınızı da benzer bir şekilde programlamanız tatil döneminden daha fazla istifade etmenize yardımcı olacaktır. Bilgisayar yada diğer “spor”sal aktivitelerden hoşlanıyorsanız bunları “positive reinforcement” yani sizi teşvik edici öğeler olarak kullanın. Mesela bu 3 konuyu bugün bitirirsem dota oynayacağım diyebilir ve bu konuda irade gösterebilirsiniz. Belki böylece ders çalıştığınız zaman dilimini daha eğlenceli hale getirebilirsiniz.

7- Tatil boyunca olmasa da yine de belli bir dönemde yapılan grup çalışmalarında fayda olabilir. Eğer uyumlu bir çalışma grubu ve denetleyici bir lider varsa grup çalışmaları öğrencileri daha çok çalışmaya sevk edebilir. Haset şekline dönüşmeyen, gıpta formundaki hırs ve azim duygusuyla öğrenciler, arkadaşlarının çalışmalarından olumlu etkilenebilir. Bu şekildeki grup çalışmaları grup içerisindeki, asosyallik, hiperaktivite ve dikkat eksikliği özelliklerine sahip öğrencileri de motive eder. Onların olumsuz özelliklerini törpüleyici etkide bulunur.

8- Mayısı geçememiş ama sene içerisinde çok emek sarfetmiş öğrenciler, yaz süresince unutulmamalı. Olimpiyat çalışmalarına devam etmeyecek bile olsalar onlarla ilgilenilmeli. Hatta yaşça kendilerinden küçük öğrencilere ders anlatmaları sağlanarak özgüvenleri tazelendirilmelidir. Bu noktada, eğer yazın bir grup çalışması yapılacaksa bu çalışmanın bir kısmına kesinlikle davet edilmeli, tecrübelerinden faydalanılmalıdır.

9- Mayıs’ı geçenler, özellikle kamptan 1-2 hafta önce çalışma tempolarını artırmalı kampta anlatılacak konuları başarılı bir şekilde anlayacak gerilime ulaşmalıdır. Denizden çıkıp kurulanıp hemen kampa gidilmez.

10- Yaz mevsimi çalışanların çalışmayanlardan ayrıldığı dönemdir. Yaz mevsimini iyi değerlendiren bir olimpiyatçı bütün rakiplerine fark atabilir. Anlamadığı bir çok konuda uzman hale gelebilir.

11- Matematikle beraber kültür hayatınızı da ihmal etmeyin, çeşitli dergiler ve kitaplar okuyarak zihnen doygunluğa ve dinçliğe de ulaşmayı ihmal etmeyin.

Başarıya Giden Yol: Bildiklerini Paylaşmak

Belli bir seviyeye gelmiş olimpyatçının bildiklerini başkalarıyla paylaşması gerekir. Okuduğu lisede kendisinden sonra gelecek dönemlere tecrübelerini aktarması onların ellerinden tutması gerekir. Başkalarına yardım eden insanlar sosyal hayatta her zaman daha başarılı olagelmişlerdir.

Ayrıca alt dönemlerine yada arkadaşlarına birşeyler anlatmaya çalışan öğrenciler, bildiklerini daha iyi pekiştirir ve eksik öğrendikleri yada tam anlamadıkları yerleri tamamlarlar. İnsan beyninin anlamadığı konuları arka plana atarak tamamlamaya çalıştığı ve o konular üzerinden belli bir süre geçtikten sonra geri çağrıldığında beynin o konudaki eksikleri daha hızlı kapattığı bilimsel bir gerçek. Mesela ilk defa tenis oynayan bir insan raketi o kadar iyi kontrol edemez. Ama bu olaydan belli bir süre sonra arada hiç pratik yapmamış olmasına rağmen topa daha iyi vurduğunu görür. İşte o uzun sürede beyin tenis “kavramına” alışmış ve teorik eksikliklerini kapatmıştır. Aynı bunun gibi, anlamadığınız konuları belli bir süre sonra başkalarına anlatmaya çalıştığınız zaman o konudaki eksiklerinizi daha iyi kapattığınızı göreceksiniz.

Nereye Kadar Olimpiyat Çalışacağız?

Olimpiyat çalışırken temel hedefleri madalya olanlar, eğer
madalya alamazlarsa olimpiyat çalıştıklarına pişman olabilirler. Olimpiyat çalışmalarını kendini matematik alanında yetiştirmek olarak görmek lazım. Bu yetiştirmenin meyvesini lisede de alabilirsin daha sonra da alabilirsin.

Peki “Bütün lise hayatın boyunca matematik çalışmaya değer mi, biraz kendimize de vakit ayırsak nasıl olur?” diyorsanız. Şöyle deriz:

1- Kişiye göre değişir herkes matematiğe aynı seviyede meyilli yada aynı seviyede meraklı olmayabilir. 1-2 sene yada 2-3 sene olimpiyat çalıştıktan sonra sıkılırsan bırak gitsin. Üniversitede de çalışırsın. Gençsin daha nasıl olsa. Zaten matematik olimpiyat konuları büyük bir kısmı itibariyle üniversitede gösterilmiyor(bu uzun bir konu burada açmayacağız). Dahası matematikle alakalı eksiğin kalmayacağı için üniversite giriş sınavlarına hazırlık sürecinde diğer arkadaşlarına göre bir adım önde olursun.

2- Ama iyi bir olimpiyat eğitimi almışsan ve takım seçme seviyesinde bir öğrenci isen durum farklı.. O zaman ailemle çok az vakit geçiriyorum, arkadaşlarla dotaya gidecektik falan gibi bahaneler senin için geçerli değil. Çünkü artık Türkiye’yi temsil edecek seviyede bir öğrencisin. Senin kendini geliştirmemen takımın seviyesinin düşmesi anlamına geliyor. Eğer ben daha kaç yaşındayım vatan millet bana uzak konular diyorsanız:
Aksine, uluslararası seviyede ülkemizin direk hatta direk olmasa da dolaylı olarak bile büyük ülkelerle
yarışır hale gelmesinde pay sahibi olmak çok gurur verici ve 4 sene boyunca gece gündüz matematik çalışmaya fazlasıyla değer.
Uluslararası sınavdan dönen hangi öğrenciyle konuşsanız aşağı yukarı şu yorumları alırsınız, “Keşke üniversiteye bir sene geç gitsek de bir kere daha IMO ya gidebilsek?!”. Böyle düşünmelerinin sebebi ülkemizi temsilden dolayı gelen mutluluk ve daha iyi çalışıp ülkemize daha iyi bir derece getirme arzusudur.

3- Tabi gece gündüz çalışma ifadesi bazıları için abartılı sayılabilir, çoğu olimpiyatçı asosyal olmayı sevdiği için de gece gündüz çalışıyor olabilir.4 senelik olimpiyat hayatına sosyal aktiviteleri de sokup başarılı olanlar var tabi. Hatta tabiri caizse yata yata uluslararasında madalya alan öğrenciler de mevcut, bu biraz da ilköğretimden beri çalışıyor olmalarıyla da alakalı olduğuna inanıyorum. Lisede başlayıp yatarak madalya almak atık o kadar kolay olmasa gerek..

4- Son olarak: olimpiyatçı olmak bazen çok çileli olabiliyor. Fakat birşeylerin ızdırabını çekenler her zaman daha karakterli olurlar ve lisede olmasalar bile hayatta kesilikle başarılı olurlar.

Olimpiyatlarda Başarılı Olamıyorum

1- Başarılı olanlar senden iyi değil
Bakınız Tübitak resmi(official) sonuçlar. Madalya alanların bir kısmı işletme hukuk falan tercih ediyor bu da akademik bir hedeflerinin olmadığını gösteriyor.

2- Madalyalar başarıyı ölçmüyor, çok az kişiye madalya veriliyor. Matematik ilk aşama sınavında 40 kişiyi(şimdilerde 55) geçiriyorlar. Halbuki her ilde fen liseleri ve özel okullar var. Buradaki çoğu öğretmen senelerdir bu işle uğraşıyor, dolayısıyla kaliteli bir olimpiyat arka planına sahip öğrenci sayısı az değil. Bazılarının madalya alamama ihtimali mevcut.

3- Öğrendiğin hiçbir şey zayi olmuyor.

4- Lisans sürecinde olimpiyatçı olanlar olmayanlara göre matematik ve diğer çoğu sayısal dersleri daha hızlı kavrıyorlar.

5- Kendine şunu sor ben bir matematikçi miyim?
Eğer matematikçi olduğuna inanıyorsan madalya almana gerek yok. Zaten ileride mükemmel bir akademisyen olacaksın, böyle küçük şekerlere ihtiyaç duyma.

Tübitak 1.Aşama Sınavı’nı Geçemedim. Olimpiyata Devam Etmeli miyim?

Evet devam etmelisin. Olimpiyat hayatı farklı mertebelerde devam edebilir.

1- Eğer Lise-1 yada ilköğretim isen, hiç ağlayıp mızmızlanma.. Yaşın daha küçük. Moralini bozma ve aktif bir şekilde olimpiyata devam et. Gün gelir nasibin varsa takıma bile girebilirsin.

2- Eğer Lise-2 isen, bir sonraki mayısa kadar çokça vaktin var. Sürekli olimpiyat çalışmak zorunda değilsin. Bir sonraki sene üniversite hazırlık sınavları telaşesi seni kaplayacak. O yüzden son sene Aralık sınavında madalya sahibi olmak işlerini bir hayli kolaylaştırır. Dolayısıyla bu yaz mevsimini ve Lise-3 dönemini hem diğer derslerine düzenli olarak çalışarak hem de olimpiyat çalışarak değerlendirebilirsin. Zeki bir öğrenci olduğun için sadece okul dersleri seni sıkar. Başka şeylerle doğal olarak uğraşman gerekecektir. O yüzden matematik çalışmalarını seni çok zora sokmayacak şekilde düzenleyebilirsin. Olimpiyat çalışırken de Mayıs ağırlıklı ama Aralık sınavını da düşünerekten çalışmakta fayda olabilir.

3- Eğer Lise-3 isen, lise hayatın boyunca matematik çalışıp Mayıs’ı geçememek moralini bozmuş olabilir. Türkiye’de gerçekten çok başarılı, olimpiyat çalışmış ama Mayıs’ı geçememiş bir çok öğrenci var. Bu öğrenciler sınav stresinden dolayı yada test tekniğine alışık olmadıklarından yada sınava yakın başlarına sabretmeleri gereken bir olay geldiği için sınavda kendilerini ifade edemiyor olabilirler. Bu onların matematikte kötü oldukları anlamına gelmez. Önünüzdeki son sene, LYS-YGS lere olimpiyatçı olmayanlara göre daha az çaba sarf ederek başarılı bir şekilde hazırlanabilirsiniz. Fakat yine de olimpiyattan(eğer size çık dememişlerse) çıkmayın. Bildiklerinizi alt dönemlerinizle paylaşın. Tatillerde olimpiyat hocasına anlatabileceğiniz, yardımcı olabileceğiniz birşeyler olup olmadığını sorun. Olimpiyatçıların sorularını çözün, yardımcı olmaya çalışın. Bu şekilde onlara destek olmanız hem onların kendilerini iyi hissetmelerini sağlayacaktır, hem de sizin Mayıs’ı geçememenizden hasıl olan muhtemel özgüven kırılmalarınızı tedavi edecektir.

Olimpiyatçının Önündeki 4 Engel:

Olimpiyat çalışmak diğer lise derslerine çalışmaktan oldukça farklı olduğu zaten açık. Fakat olimpiyat çalışıp ulusal yada uluslararası sınavlarda başarılı olma niyetinde olan öğrencilerin dikkat etmesi gereken belli başlı noktalar var:

1. Kibir:

Öncelikle, insanın kendisini bir hiç olarak kabul etmesi şart. Herşeyi bildiğini zanneden bir insana peygamber de gelse birşey öğretemez. O yüzden her olimpiyatçının bu işe başlarken kendisini sıfırlaması çok önemli. Olimpiyatta belli bir seviyeye gelen insanların kendisini diğer insanlardan büyük görmesi de yine büyük edepsizlik. Çünkü her olimpiyatçı elde ettiği bilgiyi ve başarıyı kendi çabasıyla kazanmıyor. Çoğu başarının arkasında öğrencinin yaratılıştan sahip olduğu zekası ve geniş imkanları yer alıyor. Yoksa Türkiye’de öyle zeki insanlar var ki onlara gerekli şartlar ve eğitim imkanları sağlansa bütün matematik olimpiyat düzeni yerinden oynayabilir.

Olimpiyatçıların her zaman alçakgönüllü olması ve çevresindeki insanları küçük görmemesi onları başarıya götüren biricik kuraldır.

2. Bilgi eksikliği:

Çoğu matematik olimpiyatçısı sınavlara girmeden önce bitirmesi gereken dökümanları bitirmiyor. Yeterince soru çözüp farklı soru örneklerine kendini alıştırmıyor.

Matematikte başarılı olmak isteyen öğrencilerin çok fazla çalışmaları gerektiğini kavramaları lazım. Sonuçta Türkiye’de 3 milyon lise öğrencisi varsa(vahşi tahmin) bunlardan 40-50 tanesinin başarılı olabileceğini düşünürsek, bir lise öğrencisinin matematik olimpiyatlarında başarılı olma ihtimali ~50/3000000 olur. Yani oldukça düşük, dolayısıyla başarılı olmak isteyenlerin anormal bir çalışma sergilemesi gerekiyor. Yok eğer normal bir çalışma temposu varsa, öyle boş vakitlerinde bi-iki soruya bakarak hazırlanıyorsa hiç kendini kandırmasın ~2999950/3000000 İhtimalle hiçbir yere varamaz.

Gerçek olimpiyatçı olmak isteyenlerin, deliler gibi gece gündüz çalışması, hatta tabiri caizse rüyasında bile matematik görmesi lazım. Eğer size olimpiyat çalışmanızdan dolayı “deli misin olum?” diyorlarsa işte o zaman rahatlayın gidip kendinize birşeyler ısmarlayın. Çünkü artık gerçek olimpiyatçı olmuşsunuz demektir.

3. Serserilik:

Serseri adamdan hiçbir şey olmadığı gibi olimpiyatçı da olmaz. Eğer bir insan hep kendini düşünüyor, hep zevk içinde yaşıyor, gece gündüz eğlence peşinde koşuyorsa değil olimpiyatçı olmayı hiçbir somut başarıya ulaşamaz. Başını kendi zevklerinden kaldırıp gerçek hayata dönemez ki oturup ciddi şeyler üzerinde kafa patlatsın.

Gerçek olimpiyatçı olabilmek şahsi arzulardan fedakarlık yapabilmeye bağlıdır.

4. Korku:

Öğrencilerin en büyük korkusu olimpiyat çalışarak lise yıllarını harcadıktan sonra nasıl bir üniversiteye devam edecekleri ile alaklalı gelecek korkusudur. Öncelikle matematik olimpiyatlarına yeteri kadar çalışan bir insan öss matematiği ile alakalı bütün eksiklerini kapatmış olduğu için, sayısal bölüm düşünüyorsa fizik, kimya ve biyolojiye odaklanması gerekiyor. Bu 3 dalı da düzenli ve yoğun bir çalışmayla 3 ayda bitirip üstüne fazlasıyla soru da çözebilir. Riske atmak istemeyenler bu olayı bir seneye de yayabilirler. Üstelik matematikte belli bir seviyeye gelmiş öğrenciler diğer dallarda çok hızlı anlama ve analitik düşünebilme yetisine kavuştukları da çok bilinen bir gerçek.

Not: Bu sayfa, 2011’den bu yana sitemizde yayınlana gelen olimpiyat-taktik kategorisine ait olan yazılardan derlenmiştir.

Bir Yorumda Bulunun.

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s