Amerika’da Lisans Okuma

Standard


“Gitsem mi, gitmesem mi?” sorusuna değinmiştim bir önceki yazıda. “Gitmesem” tarafına ağırlık yaparak bu soruyu zorlaştıran bir argümanı değerlendirmiş ve bir şekilde yanıtlamıştım. Şimdi de, aynı soruya ilişkin diğer birtakım yaygın düşünce ve endişelerden bahsedeyim:

“Belirsizlik” doğal olarak ciddi bir korku oluşturuyor. Daha açık bir ifadeyle “ne bulacağını, ne göreceğini bilmiyor olma”. Elbette benim burada yapmak istediğim bir şey de, bu yazıları okuyanların zihinlerinde doğruya mümkün olduğunca yakın bir Amerika (ya da daha az iddialı olayım, MIT) imajı oluşturmak. Bu konuda yazmaya devam etmeyi umuyorum. Şimdilik ise, bunun bir özel haline değinmekle yetineceğim: En geniş ifadesiyle “geçim durumu” veya “parasal durum”.

Kişilerin harcama alışkanlıkları çeşitlidir gerçi, ama ben kendi adıma bu biçim bir sorunla çok ciddi bir düzeyde karşı karşıya gelmediğimi söyleyebilirim. Ben ailemden, MIT’nin hesapladığının çok altında bir destek aldım ve ihtiyaçlarımı karşılayabildim elhamdulillah. Fakat bu tabii ki, TÜBİTAK bursu ile Bilkent bursunun birleşiminden gelen zenginlik ve refaha tekabül etmeyebilir 🙂

Anladığım kadarıyla bir de, başvuru sürecinin bizzat kendi zorluğu ve çetrefilligi de vazgeçirici bir faktör olabiliyor. Doğrudur, Amerikan üniversitelerine başvurma prosedürü pek standard değildir, Türkiye’deki okul yıllarınızda alıştırılmış olmadığınız bir yapısı vardır ama olimpiyat yapan ortalama bir öğrencinin çalışkanlığına meydan okuyacak kadar da zor değildir asla. Başvuru sürecinde para harcanması var bir de: ben başvurularımı bitireli iki seneyi geçtiği için cok net hatırlamasam da, (merak edenler için söylüyorum) 400 dolar gibi bir toplam anımsıyorum.

Son not olarak söyleyeyim: Bu -can sıkıcı olsa da- ufak noktaların, başka özel gerekçeleriniz yoksa, buralara ‘gelmeme’ye sebep olacak kadar geçerli olmadıklarını düşünüyorum.

Yurtdisinda Lisans Okuma – I

Standard

Herkese Merhaba,

Bu bloglari okudugunuza gore, Matematik Olimpiyatlari ile ilgili oldugunuzu varsayabilirim sanirim. Matematik Olimpiyatlari ile ilgili olan ogrencilerin de – hepsinin olmasa da – onemli bir kisminin, yurtdisinda lisans okuma fikrini degerlendirdigi biliniyor. Ben de bu blogdaki yazilarimin baslica bu konu uzerine olmasini planliyorum. Oncelikle, bir cok kisinin aklina gelmesi muhtemel, genel icerikli birkac soruyu cevaplandirmaya calisacagim. Fakat atladigimi dusundugunuz meseleler olursa, bana her zaman sorularinizi gonderebilirsiniz.

Elbette, bu duruma iliskin mumkun en temel soru “gitsem mi, gitmesem mi?” sorusudur. Bu gercekten, ifadesinin kisaliginin aksine zor bir soru. Lise yillarimda bunun uzerine cok zihin yordugumu hatirliyorum. Bazen bir karara ulastim gibi olurdu, sonra bu karar da bir sure sonra degisirdi. Bu halin birinci sebebi, sahip olunan yetersiz bilginin kararin buyuklugu karsisinda son derece kucuk kalmasi. Sizin de konu ile alakali bilginizin yetersiz oldugunu tahmin ediyorum; fakat bu kararin buyuk olup olmadigina dair dusunceleriniz farkli olabilir, ayni sekilde dusunuyorsaniz bile gerekceleriniz farkli olabilir. Lutfen bu sorulari kendinize sorun.

Ben de oldukca basit bir ornek gerekce soyleyeyim: “Baska bir ulkeye tasinmam icin cok guclu bir neden gerekir, aksi halde buna macera denir.” Ben buraya gelmeden once ve gelisim esnasinda ve hatta ta ki geldikten bir muddet sonrasina kadar kesinlikle boyle dusunuyordum. Ama su anda bu dusunceye asla katilmiyorum. Mekan degistiren her insan gibi baslangicta zorlu bir surecten gecersiniz, ama bu korkuldugu kadar uzun surmuyor. Bu surecin ardindan da yeni yeriniz size oncekisi kadar yakin ve alisildik gorunuyor. Gelmeden once yasadiginiz dusunce sancilari da tamamen unutuluyor. Belki, benim talihli oldugum one surulerek ve bu surecin herkes icin boyle geliseceginin bir garantisi olmadigi dusunulerek sozlerime itiraz edilebilir. Ama samimiyetle dusunun, neyin garantisi var ki? Yasadiginiz yerin sahibi oldugunuzu dusunmeyin, her an onu da kaybetmeniz olasi. Van’da ve Ercis’te gerceklesen bu son deprem bunu dusunmenize yardimci olabilir. Gitmek ile kalmak arasindaki fark sanildigi kadar dev degil, kendinizi yerinize civilemeniz anlamli degil…

Sonraki yazilarimda, daha spesifik ve somut sorulara deginmeye calisacagim.