Olimpiyatçının önündeki 4 engel:

Standard


Olimpiyat çalışmak diğer lise derslerine çalışmaktan oldukça farklı olduğu zaten açık. Fakat olimpiyat çalışıp ulusal yada uluslararası sınavlarda başarılı olma niyetinde olan öğrencilerin dikkat etmesi gereken belli başlı noktalar var:

1. Kibir:

Öncelikle, insanın kendisini bir hiç olarak kabul etmesi şart. Herşeyi bildiğini zanneden bir insana peygamber de gelse birşey öğretemez. O yüzden her olimpiyatçının bu işe başlarken kendisini sıfırlaması çok önemli. Olimpiyatta belli bir seviyeye gelen insanların kendisini diğer insanlardan büyük görmesi de yine büyük edepsizlik. Çünkü her olimpiyatçı elde ettiği bilgiyi ve başarıyı kendi çabasıyla kazanmıyor. Çoğu başarının arkasında öğrencinin yaratılıştan sahip olduğu zekası ve geniş imkanları yer alıyor. Yoksa Türkiye’de öyle zeki insanlar var ki onlara gerekli şartlar ve eğitim imkanları sağlansa bütün matematik olimpiyat düzeni yerinden oynayabilir.

Olimpiyatçıların her zaman alçakgönüllü olması ve çevresindeki insanları küçük görmemesi onları başarıya götüren biricik kuraldır.

2. Bilgi eksikliği:

Çoğu matematik olimpiyatçısı sınavlara girmeden önce bitirmesi gereken dökümanları bitirmiyor. Yeterince soru çözüp farklı soru örneklerine kendini alıştırmıyor.

Matematikte başarılı olmak isteyen öğrencilerin çok fazla çalışmaları gerektiğini kavramaları lazım. Sonuçta Türkiye’de 3 milyon lise öğrencisi varsa(vahşi tahmin) bunlardan 40-50 tanesinin başarılı olabileceğini düşünürsek, bir lise öğrencisinin matematik olimpiyatlarında başarılı olma ihtimali ~50/3000000 olur. Yani oldukça düşük, dolayısıyla başarılı olmak isteyenlerin anormal bir çalışma sergilemesi gerekiyor. Yok eğer normal bir çalışma temposu varsa, öyle boş vakitlerinde bi-iki soruya bakarak hazırlanıyorsa hiç kendini kandırmasın ~2999950/3000000 İhtimalle hiçbir yere varamaz.

Gerçek olimpiyatçı olmak isteyenlerin, deliler gibi gece gündüz çalışması, hatta tabiri caizse rüyasında bile matematik görmesi lazım. Eğer size olimpiyat çalışmanızdan dolayı “deli misin olum?” diyorlarsa işte o zaman rahatlayın gidip kendinize birşeyler ısmarlayın. Çünkü artık gerçek olimpiyatçı olmuşsunuz demektir.

3. Serserilik:

Serseri adamdan hiçbir şey olmadığı gibi olimpiyatçı da olmaz. Eğer bir insan hep kendini düşünüyor, hep zevk içinde yaşıyor, gece gündüz eğlence peşinde koşuyorsa değil olimpiyatçı olmayı hiçbir somut başarıya ulaşamaz. Başını kendi zevklerinden kaldırıp gerçek hayata dönemez ki oturup ciddi şeyler üzerinde kafa patlatsın.

Gerçek olimpiyatçı olabilmek şahsi arzulardan fedakarlık yapabilmeye bağlıdır.

4. Korku:

Öğrencilerin en büyük korkusu olimpiyat çalışarak lise yıllarını harcadıktan sonra nasıl bir üniversiteye devam edecekleri ile alaklalı gelecek korkusudur. Öncelikle matematik olimpiyatlarına yeteri kadar çalışan bir insan öss matematiği ile alakalı bütün eksiklerini kapatmış olduğu için, sayısal bölüm düşünüyorsa fizik, kimya ve biyolojiye odaklanması gerekiyor. Bu 3 dalı da düzenli ve yoğun bir çalışmayla 3 ayda bitirip üstüne fazlasıyla soru da çözebilir. Riske atmak istemeyenlar bu olayı bir seneye de yayabilirler. Üstelik matematikte belli bir seviyeye gelmiş öğrenciler diğer dallarda çok hızlı anlama ve analitik düşünebilme yetisine kavuştukları da çok bilinen bir gerçek.

2 thoughts on “Olimpiyatçının önündeki 4 engel:

  1. Evet Ali kardeşime katılıyorum.
    Ayrıca olimpiyat çalışmayı düşünen kardeşlerim için de yol gösterici bir döküman olduğunu düşünüyorum.

Bir Yorumda Bulunun.

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s